Denizanası yaktı ya da kestaneye bastınız: ilk yardım
FindAntalya Rehber Ekibi14 Temmuz 20265 dk okuma
Sıcak bir temmuz öğlesi, deniz cam gibi, herkes serinlemek için suda. Derken az ötede bir kadın ayağını tutup acıyla sudan çıkıyor; biraz ilerde bir çocuk kayalığın dibinde "battı, battı" diye zıplıyor. Antalya sahillerinde yaz boyunca en sık yaşanan iki küçük kaza tam olarak bunlar: denizanasının yakması ve deniz kestanesinin dikeni. İyi haber, ikisi de çoğu zaman ciddi değildir. Kötü haber, ilk birkaç dakikada içgüdüyle yaptığımız şeylerin çoğu durumu düzeltmek yerine kötüleştiriyor. Aşağıda turistlerin en sık düştüğü hataları, her birinin karşısına doğrusunu koyarak topladım. Dürüst olayım: bunların bazılarını yıllar önce ben de yaptım, o yüzden kimseye üstten bakmıyorum. Amacım sizi denizden soğutmak değil; tam tersine, ne yapacağını bilen biri bu küçük kazaları birkaç dakikada atlatır ve güne kaldığı yerden devam eder. Kayalık koylar, dip taşları ve sığ girintiler bu iki canlıyla en sık karşılaşılan yerlerdir; yani biraz dikkatle çoğu kazayı baştan önlemek mümkün.
Denizanası yaktığında
Hata: Soluğu tatlı su duşunda almak. Ayağı ya da bacağı yanan çoğu kişinin ilk yaptığı şey, sahildeki duşa koşup bölgeyi musluk suyuyla yıkamak. Gayet mantıklı görünür, ama tam ters teper. Tatlı su, deride kalan mikroskobik yakıcı hücrelerin (nematokist) patlamasını tetikleyebilir ve yanma hissini artırır. Doğrusu: paniklemeden bölgeyi bol deniz suyuyla nazikçe durulayın. Yanınızda sirke varsa, tür fark etmeksizin çoğu vakada bu hücreleri etkisizleştirmeye yardımcı olur; birkaç dakika bekletip sonra durulayın.
Hata: Kalan tentakülleri elle sıyırıp havluyla ovmak. "Şunu bir silip atayım" refleksi çok yaygındır. Oysa ovuşturmak, henüz patlamamış yakıcı hücreleri deriye boşaltır; yani acıyı azaltmak yerine yayarsınız. Doğrusu: deriye yapışan ince iplikçikleri sert bir kartın (banka kartı gibi) kenarıyla tek yönde nazikçe kazıyın. Çıplak elle dokunmayın; dokunursanız parmaklarınız da yanabilir.
Hata: Yaranın üstüne idrar yapmak. Filmlerden hatırlanan bu klasik öneri işe yaramaz, bazı durumlarda tahrişi artırır. Kısacası ciddiye almayın.
Hata: Doğrudan buz bastırmak. Soğuk ilk anda uyuşturur gibi olsa da, birçok denizanası yanığında ağrıyı asıl dindiren şey sıcaktır. Doğrusu: dayanabileceğiniz kadar sıcak, ama yakmayan suya (yaklaşık bir sıcak duş sıcaklığında) bölgeyi 20 dakika kadar tutun. Bu, ağrıyı belirgin biçimde hafifletir. İlla soğuk uygulayacaksanız buzu doğrudan değil, araya temiz bir bez koyarak kullanın.
Hata: Yanık geçmeden hemen güneşe uzanmak. Yanan bölge birkaç saat boyunca güneşe karşı daha hassastır; sıcakta tahriş ve kızarıklık daha da artabilir. Doğrusu: ilk saatlerde bölgeyi gölgede tutun, mümkünse hafif bir örtüyle güneşten koruyun ve bol su için.
Yanık sonrası birkaç saat kızarıklık, kaşıntı ve hafif şişlik olabilir; bunlar genelde kendiliğinden geçer. Kaşımamaya çalışın.
Deniz kestanesine bastığında
Hata: Dikeni iğneyle deşmek. Kayalıkta ayağına diken batan çoğu kişi, hemen bir iğne ya da cımbız kapıp deşmeye çalışır. Kestane dikenleri çok kırılgandır; zorlayınca deri altında kırılır ve işi büsbütün zorlaştırır. Doğrusu: önce sakinleşin ve ayağı sıcak suya batırın. Sıcak su hem ağrıyı azaltır hem de çevre dokuyu yumuşatarak dikenlerin çıkmasını kolaylaştırır.
Hata: Bütün dikenleri sahilde, aceleyle sökmeye çalışmak. Yüzeye yakın, rahatça görünen dikenleri temiz bir cımbızla çıkarabilirsiniz. Ama derine batmış, kırılmış ya da kanayan dikenleri zorlamak yarayı büyütür. Doğrusu: çıkaramadıklarınız için acele etmeyin; bazı dikenler birkaç gün içinde kendiliğinden yüzeye gelir, bazıları küçük bir müdahale ister. Kararsızsanız bir sağlık kuruluşuna danışın.
Hata: Yarayı önemsemeyip yüzmeye devam etmek. "Bir şey olmaz" deyip suya geri dönmek cazip gelir. Ama açık yara, kumda ve deniz suyunda kolayca enfeksiyon kapar. Doğrusu: görünen dikenleri temizledikten sonra bölgeyi sabun ve temiz suyla yıkayın, kuru tutun. Kızarıklık artıyor, iltihap ya da ateş çıkıyorsa doktora başvurun. Tetanoz aşınızın güncel olup olmadığını da kontrol etmekte fayda var.
Hata: Yaranın üstüne kolonya ya da alkol boca etmek. Refleksle kolonya dökmek yarayı fena halde yakar, dokuyu tahriş eder ve dikeni çıkarmayı hiç kolaylaştırmaz. Doğrusu: temizlik için sabun ve temiz su çoğu zaman yeterlidir; dezenfeksiyon gerekiyorsa yaralar için uygun bir antiseptik tercih edin.
Ayakkabısız girilen, dip taşı ve kayalık bol koylar en riskli yerlerdir. Konyaaltı'nın çakıl taşlı bölgeleri ve Lara çevresindeki kayalık girişlerde plaj ayakkabısı ya da deniz sandaleti gerçekten işe yarar. Küçük bir önlem, koca bir tatili kurtarır.
Ne zaman sahilden doğruca sağlık kuruluşuna
Çoğu denizanası yanığı ve kestane dikeni otelde ya da evde halledilebilir. Ama şu belirtilerden biri varsa vakit kaybetmeyin:
- Nefes darlığı, göğüste sıkışma, yüz ya da dudakta şişme, vücuda yayılan döküntü (alerjik reaksiyon işareti olabilir)
- Yanık ya da batma göz çevresi, ağız gibi hassas bir bölgedeyse
- Çok sayıda diken battıysa ya da diken derine kırıldıysa
- Yara giderek kızarıyor, şişiyor, akıntı yapıyor veya ateş çıktıysa
Sahile inerken çantanızda küçük bir ilk yardım seti bulundurmak, bu iki durumun da yarısını dertten çıkarır: temiz bir cımbız, antiseptik mendil, küçük bir sirke şişesi ve su geçirmez bir yara bandı yeterli. Çocuklu ailelerin deniz ayakkabısını yanında taşıması, kayalık koylarda en etkili önlemdir. Bu basit hazırlık, tatilin ortasında eczane aramakla geçen yarım saati de ortadan kaldırır. Bu küçük seti çantanızın sabit bir cebinde tutmak, panik anında ne nerede diye aramanızı da önler.
Antalya'da sahil semtlerinin hemen arkasında eczaneler yaygındır; antiseptik, cımbız, ağrı kesici gibi temel malzemeleri buradan cüzi bir maliyetle bulabilirsiniz. Daha ciddi durumlarda en yakın acil servise ya da aile sağlığı merkezine gidin. Yola çıkmadan önce çalışma saatlerini ve o günkü nöbetçi eczaneyi hızlıca kontrol etmek çok zaman kazandırır.
Küçük çocuklarda, yaşlılarda ve bilinen alerjisi olanlarda tepkiler daha hızlı ve şiddetli gelişebilir. Bu gruplarda en ufak bir tereddütte beklemeden bir sağlık kuruluşuna yönelmek en güvenli yoldur.
Son bir not: en büyük hata paniklemektir. Bu iki kaza da canınızı yakar ama nadiren tehlikelidir. Sakin kalın, yukarıdaki adımları sırayla uygulayın, emin olamadığınız her durumda bir sağlık çalışanına danışın. Denizden soğumak yerine, birkaç basit önlemle Antalya sularının tadını çıkarmaya devam edin.
Bu yazıda geçen yerlerle ilgili güncel işletme bilgisi ve yorumlar için FindAntalya'da Antalya işletmelerine göz atın.
