FindAntalya
İşletmeni Ekle

BlogDeneyim Günlüğü· Muratpaşa

Muratpaşa’da Pazar Çantasıyla Öğle Molası

FindAntalya Rehber Ekibi2 Temmuz 20266 dk okuma

Muratpaşa’da Pazar Çantasıyla Öğle Molası

Muratpaşa’da pazar günü diye tek bir gün yok; mahalle değiştikçe tezgâhın sesi, domatesin kokusu, naylon tentenin gölgesi de değişiyor. Ben bu rotayı en çok sabah serinliğinde seviyorum, çünkü öğleye doğru asfaltın üstünden ince bir sıcaklık kalkıyor ve kepenkler kapanırken çıkan o metal ses, insanın adımını yavaşlatıyor. Siz yine de sabah gidin; pazar da esnaf lokantası da erken geleni daha sakin karşılar.

Bu yazı kesin bir pazar günü listesi değil, Muratpaşa içinde hangi mahallede pazar kuruluyorsa ona göre kıvrılan bir günlük rota. Gitmeden belediyenin güncel semt pazarı duyurusuna bakın; günler ve yerler değişebiliyor, bazı pazarlar tadilat ya da düzenleme yüzünden kayabiliyor. Benim önerim, güne Kale Kapısı veya İsmetpaşa çevresinden başlayıp seçtiğiniz pazara toplu taşımayla uzanmak, öğlen o mahallenin ara sokaklarında bir esnaf lokantası bulmak, sonra da çantayı hafifletip falez ışığına doğru yürümek.

09.00-11.30: Pazarın sesine göre yürümek

09.00 gibi Kale Kapısı tarafında buluşmak iyi bir başlangıç. Tramvayın rayı burada sabah ışığında gümüş gibi parlıyor, Atatürk Caddesi’nde dükkân camları yeni silinmiş oluyor, birkaç esnaf taburesini dışarı çekip çayını kaldırıma koyuyor. Ben çoğu zaman önce küçük bir çay içiyorum; çayın bardağı elimi yakmayacak kadar ılındığında günün pazarı için yola çıkıyorum.

Muratpaşa pazarları tek bir çizgide dizilmediği için rota, o günkü pazara göre değişir. Meltem-Bayındır tarafına denk geldiyseniz tramvay ve kısa bir yürüyüş iş görür; Şirinyalı, Çağlayan ya da Lara yönüne kayacaksanız Işıklar-Kale Kapısı hattından geçen otobüsler ve dolmuşlar daha mantıklıdır. Antalyakartınızı hazırlayın, ama hat numarasını son dakika uygulamadan kontrol edin; Antalya’da aynı yere iki farklı araçla gidilir, biri daha kısa görünür, diğeri gölgede indirir.

10.00 civarı pazarın içine girince önce hiçbir şey almayın. Ciddiyim. İlk on dakika sadece bakın, çünkü en parlak çilek ilk tezgahta durabilir ama üç sıra sonra daha diri yeşillik, daha az sıkışmış domates, daha güzel kokan nane çıkar. Tezgâhların üstündeki tenteler sarı, mavi, bazen solmuş kırmızı; güneş tentenin kenarından keskin bir çizgiyle düşer ve biberlerin üstünde küçük beyaz lekeler bırakır.

Benim küçük aksiliğim geçen yaz Bayındır tarafındaki bir pazarda oldu. İki kilo domatesi, bir demet maydanozu, bir de eve kadar dayanır sandığım şeftalileri tek poşete sıkıştırdım; üçüncü sokakta poşetin dibi açıldı, domateslerden biri kaldırımdaki mazgalın yanına kadar yuvarlandı. Bir teyze hiç konuşmadan kendi çantasından yedek poşet verdi, pazarcı da uzaktan gülüp iki dal maydanoz daha uzattı. Küçük bir utanç. Ama o sokağı hâlâ o domatesin bıraktığı kırmızı iz gibi hatırlıyorum.

11.00’e doğru alışverişi toparlayın. Yeşillik, meyve, ev için zeytin ya da peynir alacaksanız yükü düşünün; Muratpaşa yürüyerek güzel, ama ağır çanta omzu hızlı düşürür. Pazarda gözleme yapan bir tezgâha denk gelirseniz kokusu sizi çağırır, yine de öğleni bozmayacak kadar küçük tutun; birazdan tencere yemekleriyle karşılaşacağız.

11.30-14.00: Tencere kapağı buğulanırken

11.30 ile 12.00 arası esnaf lokantası aramak için en iyi zaman. Pazarın çıktığı mahallenin ana caddesine değil, bir arka sokağına girin; camın önünde buğulanmış vitrin, kapıda kısa bir sıra, içeride tepsisini almış memurlar görürseniz doğru yerdesiniz. Belirli bir işletme adı vermeyeceğim, çünkü bugün iyi olan yarın kapalı olabilir, servis saati değişebilir, fiyatlar zaten sabit durmuyor.

Esnaf lokantasında ben önce tezgâha bakarım. Kuru fasulye, nohut, sulu köfte, kabak yemeği, pilav, çorba; bunlar menüde yazmasa da tencerede kendini gösterir. Öğlen 12.30’u geçince kalabalık artar, yemek azalır, içerideki sandalye sesleri birbirine karışır. Acele etmeyin, burası aceleye gelmez; ama siparişi verirken kararlı olmak masadaki akışı rahatlatır.

Pazar alışverişinden sonra lokantaya çantayla girmek bazen dert olur. Ben çantayı sandalyenin altına sıkıştırıp maydanozun ucunu masanın dışına taşırdım, sonra garson geçerken yeşilliğe takılmasın diye ayağımla hafifçe içeri iterdim. Böyle küçük hareketler öğlenin ritmi gibi: kaşık sesi, kasanın önündeki bozuk para şıngırtısı, dışarıda gölgede bekleyen dolmuşun kısa kornası.

Bütçeyi düşük tutmak istiyorsanız tek ana yemek, yanına pilav ya da çorba çoğu zaman yeterli gelir; pazar sabahı yaptığınız küçük atıştırmayı da hesaba katın. Fiyat sormaktan çekinmeyin, Antalya’da esnaf lokantasında bunu doğal karşılarlar. Daha farklı bir restoran bakmak isterseniz yalnızca not olarak Gaziantepliler Kebapçısı (Muratpaşa, Restoran & Kafe) ve Korkutelim (Muratpaşa, Restoran & Kafe) adlarına da bakabilirsiniz; gitmeden güncel durumlarını kontrol edin.

13.30 gibi yemek bitmiş olur. Hemen kahve peşine düşmeyin, önce dışarı çıkıp iki sokak yürüyün. Öğle güneşi duvarları beyaza yakın bir renge çekiyor, özellikle eski apartmanların gölgede kalan yüzleri maviye çalıyor. Bu saatlerde fotoğraf çekecekseniz sert ışığı sevin ya da tamamen gölge arayın; arası pek yok.

14.00-17.30: Falez ışığına doğru yavaş dönüş

14.00 sonrası rota, bulunduğunuz mahalleye göre ikiye ayrılır. Lara-Şirinyalı-Çağlayan tarafındaysanız denize paralel yürüyüp falez parklarına inmek iyi gelir; Meltem-Bayındır ya da merkez tarafındaysanız Güllük, Cumhuriyet Meydanı ve Kaleiçi kenarına doğru dönmek daha akıllıca olur. Çanta ağırsa bunu kahramanlık meselesi yapmayın, kısa bir otobüs yolculuğu bacakları kurtarır.

Ben merkez dönüşünü seviyorum. Güllük tarafında öğleden sonra kepenklerin yarısı açık, yarısı kapalıdır; bir dükkânın önünde plastik leğenler dizilir, yan sokakta bir kedi motor selesine yayılır. Kapalı Yol’a yaklaştıkça insan sesi artar, ama pazarın karmaşası gibi değil; burada yürüyüş daha düz, daha şehir içi, daha vitrinlidir.

15.30 civarı bir çay bahçesi molası koyun. Çantadaki nane hafifçe kokmaya başlar, domateslerin biri diğerine çarptıkça poşetin içinde tok bir ses çıkarır. Çay içerken pazardan aldıklarınızı masaya yaymayın tabii, ama bir iki meyveyi ezilmiş mi diye kontrol etmek işe yarar. Çocukla geziyorsanız bu mola şart; pazar kalabalığı küçükler için yorucu olabilir.

16.30’dan sonra ışık yumuşar. Karaalioğlu Parkı ya da falez hattına indiğinizde denizden gelen parlaklık yüzünüze alttan vurur, ağaç gövdeleri koyulaşır, bankların demiri gün boyu tuttuğu sıcağı yavaş yavaş bırakır. Ben fotoğraf makinesini burada çantadan çıkarıyorum; pazarda insanı rahatsız etmemek için az çektiğim kareleri, burada duvar, gölge ve denizle tamamlıyorum.

17.30 gibi günü kapatabilirsiniz. Eve dönecekseniz otobüs ve tramvay bağlantıları merkezde daha rahat; konaklamanız Kaleiçi tarafındaysa yürüyerek dönmek keyifli olur, yalnız taş zeminde pazar çantası taşımak bileği yorar. Siz yine de son yarım saati boş bırakın. Muratpaşa’nın iyi tarafı biraz da burada: planı kurarsınız, sokak planı hafifçe bozar.

Yağmur, çocuk, dar bütçe: rotayı kırmadan

Yağmur yağarsa açık pazar yerine kapalı semt pazarını seçin ve ayakkabınızı kaymayan tabanlı alın. Antalya yağmuru bazen kısa sürer, bazen bir anda oluklardan caddeye iner; pazar tentelerinin ucundan dökülen su, tezgâh aralarında küçük dereler yapar. Böyle bir günde yürüyüş kısmını kısaltıp tramvay omurgasına yakın kalmak iyi olur, özellikle İsmetpaşa, Muratpaşa ve Doğu Garajı çevresi aktarma için daha kullanışlıdır.

Çocuk varsa pazara 10.00’dan önce girmek rahatlatır. Bebek arabasıyla dar tezgâh aralarında ilerlemek zor olabilir, bu yüzden daha geniş koridorlu kapalı pazarları tercih edin; kalabalık artarsa kenara çekilip ayran, su ya da küçük bir gözleme molası verin. Park molasını öğleden sonraya bırakmayın, çocukların sabrı lokanta sırasından önce bitebilir.

Bütçe kısıtlıysa bu rota hâlâ yapılır. Kahvaltıyı evde ya da konakladığınız yerde hafif geçip pazarda yalnız gerçekten taşıyacağınız kadar alışveriş yapın; akşamüstü bazı tezgâhlarda fiyatlar yumuşayabilir, ama bunun garantisi yoktur. Öğlen için esnaf lokantasında çorba ve tek sulu yemek çoğu zaman yeterli olur, içeceği de bütçenize göre seçersiniz.

Pratik bağlantıları şöyle düşünün:

  • Başlangıç için Kale Kapısı, İsmetpaşa veya Cumhuriyet Meydanı çevresi kolay buluşma noktasıdır.
  • AntRay merkez içi omurga sağlar; pazarınız tramvaya uzaksa son bölümü otobüs ya da dolmuşla tamamlayın.
  • Lara, Şirinyalı ve Çağlayan yönüne giden hatları gitmeden uygulamadan kontrol edin; KL08 gibi ana hatlar işinize yarayabilir, ama durak ve saat değişebilir.
  • Pazar günleri, semt pazarının yeri ve olası ücretli otopark bilgisi için Muratpaşa Belediyesi veya güncel harita uygulamalarına bakın.

Hafta sonuna yaymak isterseniz cumartesi pazar ve esnaf lokantası gününüz olsun, pazarı erken bitirip akşamüstünü falezlere bırakın. Pazar sabahı ise daha kısa bir merkez yürüyüşü yapın; Kapalı Yol, Kaleiçi kenarı, bir çay bahçesi ve hafif bir öğle molası yeter. İki güne bölününce çanta hafifler, adım uzar, şehir de kendini daha az yorarak gösterir.

Bu yazıda geçen yerlerle ilgili güncel işletme bilgisi ve yorumlar için FindAntalya'nın Muratpaşa rehberine göz atın.

FindAntalya Uygulaması

Çok yakında: Antalya'da otobüsü haritada canlı takip

FindAntalya uygulaması: canlı otobüs takibi + şehrin tüm rehberi — çok yakında.

İndirApp StoreÇok yakındaİndirGoogle PlayÇok yakında